IPTV(Internet Protocol
Television) Televizyon/ve
veya görüntü sinyallerinin
genişbant (kablo
internet/DSL) kullanıcısı
aboneler veya izleyicilere
internet protokolü üzerinden
dağıtıldığı sistemlere
denmektedir. Bu sistem genel
olarak geniş bant
işletmecisi tarafından
sağlanan internet
bağlantısına paralel olarak
aynı altyapı üzerinde tahsis
edilen bir bant genişliğiyle
sağlanır. IPTV kendi başına
bir protokol değildir. Halen
tüm dünyada 100 milyondan
fazla evde genişbant
internet bağlantısının
kurulu olduğu bilindiğinden
IPTV'nin önümüzdeki yıllarda
çok büyük bir hızla gelişme
göstermesi beklenmektedir.
Görüntü yayınının
bantgenişliği
gereksinimlerinden dolayı
IPTV bağlantılarının
dağıtılması gereklidir. IPTV
hem canlı tv yayınını
(multicasting) hem de
banttan yayını (VOD, Video
on Demand) içerir. Bu
yayınları izleyebilmek için
televizyona bağlı bir set
üstü alıcı cihaz ya da
bilgisayar gerekiyor. IPTV
için genellikle canlı TV
yayınları için IGMP version
2 (kanal değiştirme
işaretleşmesi) ve kayıttan
izlemeler (VOD- iste ve
izle) için ise RTSP
protokolleri kullanılıyor.
Canlı TV yayınlarının
dağıtılmasında peer-to-peer
(P2P, kullanıcıdan
kullanıcıya) teknolojisinin
kullanıldığı protokoller de
yeni yeni ortaya çıkmakta.
Bunun geleneksel dağıtım
modellerine göre esas
avantajı veri dağıtım
yükünün kullanıcılar
arasında paylaştırılabilmesi
suretiyle dağıtıcının
işletim giderlerini büyük
ölçüde indirebilmesinde
yatıyor. IPTV için
kullanılan görüntü
sıkıştırma formatları
MPEG-2, H.264, WMV (Windows
Media Video 9 ve VC1), XviD,
DivX, ve Ogg bulunuyor.
IPTV'nin geleneksel TV
sistemlerine göre en önemli
avantajları her kullanıcının
ayrı bir yayını
izleyebilmesi ve iki yönlü
iletişim yeteneğinin
olmasıdır. Bu sayede
kullanıcının dizi üzerinde
denetim (durdurma, ileri,
geri sarma v.b.) ve
darbantlı kuzeni web
uygulamalarında olduğu gibi
izleyeceği şeyi özgürce
seçebilme olanakları
bulunmaktadır. Servis
işletmecileri tüketicinin
görüntü, data ve telefon
iletişimini ayni paket
içinden alabildiği bu
uygulamaya "Tripleplay"
demektedirler. Bir genişbant
(KabloTV/KabloNet veya ADSL)
hattından tüketiciye
"tripleplay" sunabilmek için
işletmecinin hem IPTV hem de
IP Telephony (VoIP, Voice
over IP) teknolojisini
kullanması gerekiyor.
Halen IPTV 'nin alternatifi
geleneksel uydu, kablo ve
yersel yayın dağıtım
teknolojileri. Ancak, kablo
şebekesi kolayca
geliştirilerek uyumlu hale
getirilebiliyor. Diğerleri
de geri dönüş yolunu
genişbant, telefon veya cep
şebekeleri üzerinden
tamamlayarak iki yönlü
etkileşimli TV(iTV) haline
getirilebiliyorlar.
ABD'de iste ve izle(VOD)
yayınları genellikle kablo
TV şebekesinden DVB
protokolü kullanılarak
veriliyor ve adına IPTV
denmiyor. Ancak, İtalya'da
Fastweb, İspanya'da
Telefonica'nın işlettiği
Imagenio var. Japonya'da
Yahoo BB /Softbank, Hong
Kong'da NOW Broadband TV,
yeni açılan SuperSun halen
IPTV alanında faaliyet
gösteren önemli işletmeci
kuruluşlar.
2004 yılında SBC şirketi
"Lightspeed" isimli büyük
bir projeye para yatırdı.
Proje tamamlandığında 18
milyon abonesine 20- 25 Mbs
hızında internet hizmeti,
internet üzerinden telefon
ve IPTV sağlanacak. Gerekli
yazılımın bedeli olarak
sadece Microsoft'a $400
milyon dolar verecek. Bundan
ayrı olarak gerekli şebeke
altyapısını kurabilmek üzere
de $4 milyar dolar harcıyor.
Bu yatırımda en büyük pay
yaklaşık 1.7 milyar dolar
ile Alcatel'in vereceği
erişim ve fiber
teknolojileri, IP routing,
Ethernet santral çözümleri,
şebeke sistemleri ve
tümleştirme hizmetleri
bulunuyor. Bu anlaşma
yepyeni ve tümleşik bir IPTV
şebeke çözümü konusunda SBC,
Microsoft ve Alcatel
sistemlerini global anlamda
biraraya getirmektedir.
2005 Ocak ayında ABD
merkezli Verizon da
Microsoft'un IPTV çözümünü
kullanma konusunda onlara
katıldı. CEO'sunun
söylediğine göre Verizon $73
milyar dolarlık yatırıma
girişmiş. Yeni fiber
sisteminden saniyede 100
megabit hızla veri
indirilebilecek, sisteme 15
megabit hızla çıkılabilecek.
Bu Verizon'un FiOS isimli
yeni şebekesini halen
ABD'nin en hızlı, en
etkileşimli şebekesi yapmaya
yeterli. 2005 yılı sonuna
kadar 3 milyon eve
ulaşılacağı ve ve hızla
büyümeye devam edileceği
açıklanıyor.
Öte yandan Swisscom/Bluewin
600 kadar abone ile Kasım
2004'den bu yana deneme
yayınlarını sürdürmekte idi.
Bell Canada, Bell South,
Reliance (Hindistan) ve
TelecomItalia da bu yeni
teknoloji üzerinde
çalışmaktalar. Fastweb,
Yahoo BB ve Swisscom/Bluewin
dışında Belgacom da bu yıl
ticari bir IPTV hizmetini
başlatıyor.
Halen 2.5 milyon dolayında
olan IPTV abonesinin 2010
yılına kadar olan 5 yıl
içinde on kat artarak 25.9
milyon abone sayısına
ulaşacağı, ve 10 milyar
dolardan fazla bir ciroya
ulaşacağı hesaplanmaktadır.
Şu anda IPTV tüm dünyadaki
yayıncıların, telekomcuların
ve kablocuların en gözde
konusu. Eksponansiyel bir
gelişme bekleniyor.
Kaliforniya merkezli
Multimedia Research Group da
2004 yılında abone sayısı
1.9 milyon dolayında olan
IPTV hizmetlerinin 2008
yılında 25.3 milyon aboneye
ulaşacağını hesaplamış. 2004
yılında 635 milyon dolar
olan abone gelirlerinin aynı
4 yıl içinde 7.2 milyar
dolara tırmanacağını
hesaplıyor. (Türkiye için bu
değerlerin yüzde biri, yani
2008 IPTV cirosunun 72
milyon dolar olmasının
beklenmesi çok hatalı olmaz
sanıyorum)
Bu alanda uydu
işletmecilerinin nasıl
davranacakları da henüz
belirginleşmiş değil.
Bölgeler arası aktarımcı mı
olacaklar, yayın dağıtıcısı
mı olacaklar, yoksa doğrudan
yeni etkileşimli hizmetlerin
servis sağlayıcısı mı
olacaklar henüz belli değil.
TDG araştırmacısının
söylediğine göre 20 milyonu
geçen abone sayısı için
hibrid teknolojilerin
kullanılması Telekom
şirketlerinin TV ya da,
internet şebekesi üzerinden
telefon hizmetleri(VoDSL)
vermelerinin önüne geçecek
ve hakimiyet kazanacaktır.
TDG araştırmasına göre olay
telekom şirketlerini aşarak
kablo ve GSM şebekelerinin
de dahil oldukları çoklu
ortam şebeke topolojilerini
etkili kılacaktır. Uydu
işletmecileri kablo TV
işletmecileriyle rekabet
edebilmek için yayın
repertuarlarını IPTV esasına
göre iste ve izle(VOD)
yayınlarıyla
çeşitlendirebilmek
zorundadır. Fiber hatların
ulaşamadığı yerlerdeki
kullanıcılar IP si olan VSAT
terminalleri ile şebekeye
girecek. Küçük çanaklarla
hızlı veri akımı
sağlanabiliyor. Ancak,
doğrudan son kullanıcılar
için hala oldukça pahalıdır.
2004 ile 2010 yılları
arasında sektörün yıllık
bileşik gelişme hızının %102
gibi çok cazip bir boyutta
olacağı beklenmektedir. Şu
anda internette mevcut iste
ve izle(VOD) görüntü
yayınları ayda 15 dolar gibi
bedelle alınabilen
genişbant(hızlı internet)
servislerinden
indirilebliyor. Ucuz ve son
derece elverişlidir.
Kullanıcısı da çok. Ama
şimdi bir de bunun gerçek
yayın kalitesinde ses ve
görüntüler indirilebilen
IPTV halini düşünün.
Endüstriyel olarak eski
dengelerin tümünü
değiştireceği kesindir.
Örneğin TV endüstrisi artık
içeriği yayıncının müşteriye
ittiği modelden, tüketicinin
istediği içeriği kendine
çektiği modele doğru
geçiyor, eski düzen tersine
dönüyor. Bu bir devrim
olarak tanımlanabilir..



